<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>muhabbetim.com &#187; Kadın</title>
	<atom:link href="http://www.muhabbetim.com/category/kadin/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muhabbetim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 14:52:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Kedi gözü makyajı nasıl yapılır, teknikleri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2012 18:59:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[2012]]></category>
		<category><![CDATA[kedi gözü]]></category>
		<category><![CDATA[kedi gözü makyajı]]></category>
		<category><![CDATA[makyaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=11651</guid>
		<description><![CDATA[2012 yılında etkileyici bakışlara sahip olabilmeniz için göz makyajında kedi gözü çekiciliğinden yararlanablirsiniz. Önce cildinize fondoten uyguluyorsunuz. Göz altı kapatıcı sürerek göz altındaki koyulukları kapatın. Açık renkli kapatıcıları  kullanabilirsiniz. Gözün altı ne kadar açık renk olursa kedi gözü makyajı o kadar ön plana çıkıyor. Sonra pudra ile sabitleyin. Mavi, yeşil, bronz, gri, mor gibi dilediğiniz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>2012 yılında etkileyici bakışlara sahip olabilmeniz için göz makyajında kedi gözü çekiciliğinden yararlanablirsiniz.</strong></h4>
<p><a href="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-11652" title="kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir.jpg" alt="" width="600" height="285" /></a></p>
<p>Önce cildinize fondoten uyguluyorsunuz. Göz altı kapatıcı sürerek göz altındaki koyulukları kapatın. Açık renkli kapatıcıları  kullanabilirsiniz. Gözün altı ne kadar açık renk olursa kedi gözü makyajı o kadar ön plana çıkıyor. Sonra pudra ile sabitleyin. Mavi, yeşil, bronz, gri, mor gibi dilediğiniz farklı canlı renklerle kirpik diplerinizden başlayıp gözünüzün dışına doğru ince bir çizgi çekin. Sonra göz bitiminden kaşlarınıza doğru hafif bir kuyruk çekin. Göz hatlarınızın daha da belirgin olması için kaşlarınızın altına beyaz far sürerek kedi göz makyajınızı tamamlayabilirsiniz. Özellikle kirpik diplerine kalın hatla çekilen ve gözlerinizi ön plana çıkaran canlı renklerdeki göz kalemleriyle hem modayı gözlerinize taşıyacak hem de ellili yılların kedi bakışı efektini yakalayabilirsiniz.</p>
<p><!-- google_ad_section_end --></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kedi-gozu-makyaji-nasil-yapilir-teknikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Sevgililer Günü Hediyeleri Fikirleri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/yeni-sevgililer-gunu-hediyeleri-fikirleri.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/yeni-sevgililer-gunu-hediyeleri-fikirleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Feb 2012 11:56:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk & Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[14 şubat İlginç Hediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Hediyeler]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer Günü Hediye önerileri]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgililer Günü Hediyeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=11532</guid>
		<description><![CDATA[14 şubat 2012 sevgililer günü için hediye önerileri aşkınıza özel bir hediye, sizi O’nun gözünde unutulmaz bir sevgiliye dönüştürebilir. ‘Bu işin yaratıcılıkla ne ilgisi var?’ diyorsanız eğer, şu özgün fikirlere bir göz atın, ne demek olduğunu anlayacaksınız. Fikir 1: Şişedeki Mesaj adlı o pek romantik filmi hatırlıyorsunuz değil mi? Size bir şey hatırlatıyor mu bu? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>14 şubat 2012 sevgililer günü için hediye önerileri</strong></h4>
<p><img class="alignleft size-full wp-image-11534" title="sevgililer-gunu-hediyeleri" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/sevgililer-gunu-hediyeleri.jpg" alt="" width="300" height="239" />aşkınıza özel bir hediye, sizi O’nun gözünde unutulmaz bir sevgiliye dönüştürebilir. ‘Bu işin yaratıcılıkla ne ilgisi var?’ diyorsanız eğer, şu özgün fikirlere bir göz atın, ne demek olduğunu anlayacaksınız.<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 1:</span></strong><br />
Şişedeki Mesaj adlı o pek romantik filmi hatırlıyorsunuz değil mi? Size bir şey hatırlatıyor mu bu? Evet, aynen öyle, gidip güzel bir şişe buluyoruz, böylece aşkımızı bu şişe ile resmen ilan etmiş oluyoruz. Herhangi biri işimizi görür, ama tercihen renkli ve küçük olsun. Şişenin etiket kısmına sevgilinizle birlikte çektirmiş olduğunuz, eğer yoksa sadece ona ait güzel bir fotoğrafı suyla biraz eskiterek yapıştırın, (ne de olsa denizde bulunmuş bir şişe bu), içine de biraz kum, kırmızıya boyayacağınız minik çakıl taşları, küçük bir gül ve de ona olan aşkınızı anlatan şu şiirlerden yazıp koyun. Mantar bir kapakla şişeyi kapatın ve güzel bir paket yapın. Bulabilirseniz, şişenin ve resmin etrafına yosun parçaları da yapıştırabilirsiniz, çok hoş durur. Göreceksiniz, sevgiliniz bu hediyeye bayılacak. (Bu arada kağıdın ucuna ince bir ip bağlayıp şişeden sarkıtırsanız, çıkarma aşamasında sorun yaşamazsınız.)<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 2:</span></strong><br />
En güzel aşk şarkılarını dolduracağınız bir CD, sevgiliniz için son derece özel bir hediye olacaktır. Bunu CD dolduran dükkanların birinde yarım saat içinde yaptırabilirsiniz. Önemli olan şarkıların seçimi. Bir de kapağı mutlaka siz hazırlamalısınız. Çok kolay olacak bu, kalınca bir kağıda yine o şirin şiirlerden birini veya sevdiği şarkının sözlerini yazıp renkli kalemlerle süsleyebilir, kurutulmuş çiçekler yapıştırabilirsiniz. Bundan daha size özel bir albüm var mı dünyada?<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 3:</span></strong><br />
Hemen kitap çeşidi bol olan kitap evlerinden birine gidin ve çocuk kitaplarının bulunduğu reyona dalın. Burada birbirinden sevimli kitaplar bulacaksınız. Mutlaka resimli ve de öyküsü aşkla ilgili olanlarından (mesela Pamuk Prenses, Sindirella, Uyuyan Güzel vs) birini seçin ve heyecanla evinize dönün. Yapmanız gereken diğer önemli şey, sevgilinizin resimlerinden birkaç tane edinmek. Annesi veya kardeşi bunun için size yardımcı olabilir. Bu mümkün olamıyorsa tek bir fotoğrafla idare edeceksiniz. Gerisi çok kolay ve zevkli. Kitabın kahramanlarından birine kendinizin, diğerine onun resimlerini yapıştıracaksınız (tabii ki sadece yüz kısımlarına), işte bu kadar. Ölçülerin birebir olması hiç de şart değil, hatta boyutların biraz asimetrik ve çocukça olması, kitabınızı çok daha güzel gösterecektir. İşte tamamen size özel, şirin bir hediye.<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 4:</span></strong><br />
Sanatçı ruhlu ve post-modern bir çalışma için işte süper bir öneri. Bunun için ihtiyacımız olan şey 5-6 sayfalık bir gazete ve fotoğraflarınız. Ek olarak da renkli kalemler, boyalar, kalpli çıkartmalar, resimler filan; bunları siz belirleyeceksiniz. Yapacağınız şey sadece sizin aşkınıza özel bir gazete olacak. Sayfalara fotoğraflarınızı yapıştırın ve altlarına o fotoğraflarla ilgili anılarınızı (örneğin o gün ne kadar güzel/çekici olduğunu, ne kadar etkilendiğinizi, neler konuştuğunuzu, hatta onun fark etmediği ama sizden kaçmayan romantik detayları) yazın. Eğer henüz böyle anılarınız yoksa, tamamen uydurma, hayali haberler, öyküler yazabilirsiniz. Hatta böylesi çok daha komik ve eğlenceli olur. İsterseniz sadece yüz fotoğraflarınızı keserek ve gazetede zaten bulunan resimlerin üzerlerine yapıştırarak hediyenizi daha da ilginç bir hale getirebilirsiniz. Kalemler ve kalp resimleriyle de süsledikten sonra gazetenizi güzelce katlayıp paketlemeden, ama kalın, kırmızı bir kurdeleyle bağlayarak sevgilinize sunabilirsiniz. Bu arada tarih olarak Sevgililer Günü’nün tarihini yazmayı unutmayın ve bu eşsiz gazeteyle ona olan aşkınızı da böylece ilan etmiş olun. (Bu gazetenin değiştirmeyeceğiniz tek şeyi ismi olsun, bu çok daha sempatik görünecektir)<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 5:</span></strong><br />
İnsanın duygularına hitap eden ilk beş şey nedir diye sorsak, tabii ki beş duyumuz deriz. Alın size parlak bir hediye fikri daha. Bu kez işimiz kutumuza sevgilimizin beş duyusuna hitap edecek olan beş güzel şey koymak. Nasıl mı? Şöyle ki; koku için minik bir parfüm, tad için kalpli bir çikolata, göz için şık bir çerçeveye koyduğunuz bir fotoğrafınız, kulak için güzel bir aşk şarkısı ve dokunma için bitkisel bir masaj yağı seçin (tutkulu aşıklara ylang ylang yağı önerilir genellikle). Hediyelerinize minik etiketler bantlayıp üzerlerine bildiğiniz bazı aşk dizelerini veya “aşkımızı daha fazla koklayabilmen için, aşkımızı daha güzel hissedebilmen için, aşkımızı daha iyi duyabilmen için..” cümlelerini yazarsanız çok daha etkileyici ve anlamlı olacaktır.<br />
<strong><span style="text-decoration: underline;">Fikir 6:</span></strong><br />
Unutmayın ki aşkın diğer bir yolu da mideden geçer. O yüzden hem mideye hem de kalbe hitap eden bir önerimiz var. Çin kurabiyelerini bilirsiniz, içinden geleceğinizle ilgili kıssadan hisse cümleleri çıkar (falım sakızı gibi). Annenizden size bunlardan birkaç tane yapmasını rica edebilirsiniz. Sizin yapacağınız tek şey, içi boş olan kurabiyelerin içine, pişmeden önce kendi aşk cümlelerinizi yerleştirmek. Bu cümleler, ünlü aşk sözleri veya şiirlerden alıntılar olabilir. Ama en güzeli, bütün cümleler çıktığında bir bütün oluşturması. Böylece hem sevgiliniz son parçaya kadar merakla bekleyecek, hem de parçaları anlamlı bir bütün haline getirmek için dizerken birlikte çok eğleneceksiniz. Yalnız kurabiyeleri şık bir kutuya yerleştirip kırmızı kurdeleyle paketlemeyi ihmal etmeyin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/yeni-sevgililer-gunu-hediyeleri-fikirleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Etkili Ders Çalışma Teknikleri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/kultur-ve-sanat/egitim/etkili-ders-calisma-teknikler.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/kultur-ve-sanat/egitim/etkili-ders-calisma-teknikler.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 15:42:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk ders]]></category>
		<category><![CDATA[ders]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma]]></category>
		<category><![CDATA[ders çalışma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkili ders çalışma teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[etkili ders çalışma yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[hülya ünlü]]></category>
		<category><![CDATA[teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[tipleri]]></category>
		<category><![CDATA[yöntemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=11276</guid>
		<description><![CDATA[Bazen Öğrenci Ders Çalışmak ister, çabalar bir kaç saat ders çalışmak için uğraşır. Ama yeterli verim alamayabilir. Çoğumuz öğrencilik yıllarında ders çalışmayı bilmediğimizi geç farkederiz. Buyrun bakalım ders çalışma teknikleri.. Uygun zamanın seçimi: Çalışma için günün en verimli, en enerjik olunan vakti seçilmelidir. Herkesin uyku saatine, ne kadar uyuduğuna göre değişen biyolojik ritmi vardır. Bazıları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>Bazen Öğrenci Ders Çalışmak ister, çabalar bir kaç saat ders çalışmak için uğraşır. Ama yeterli verim alamayabilir. Çoğumuz öğrencilik yıllarında ders çalışmayı bilmediğimizi geç farkederiz. Buyrun bakalım ders çalışma teknikleri..</strong></h4>
<p><strong>Uygun zamanın seçimi:</strong></p>
<p><a href="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/ders-calismak.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-11277" title="ders-calismak" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/ders-calismak-300x214.jpg" alt="" width="300" height="214" /></a>Çalışma için günün en verimli, en enerjik olunan vakti seçilmelidir. Herkesin uyku saatine, ne kadar uyuduğuna göre değişen biyolojik ritmi vardır.<br />
Bazıları gece, bazıları sabah saat saatlerinde daha verimli çalışırlar. Araştırmalar, sabah elde edilen öğrenmenin öğlenden sonra ile kıyaslandığında daha fazla olduğunu göstermektedir. Bu nedenle zihinsel gücü daha zorlayıcı olan derslerin sabah saatlerinde çalışılması tavsiye edilir.</p>
<p><strong>Ders çalışmak için oturmadan önce enerji depolama:</strong></p>
<p>Rahatlama teknikleri herkes için farklı olabilir. Çocuğun okuldan geldiğinde veya önemli bir sınavı sonrasında &#8211; spor, -oyun, -banyo, &#8211; yürüyüş, &#8211; gezi gibi farklı aktivitelerden kendine uygun olanı tercih ederek rahatlamasına izin verilmelidir.</p>
<p><strong>Ortamın iyi düzenlenmesi:</strong></p>
<p>Ortamın ısı ve ışık şartları etkilidir. Hava çok sıcak ya da soğuk olmamalı, temiz, havadar bir ortam olmalıdır.</p>
<p>Evde sadece ders çalışma amacına yönelik bir köşe ya da bir masa ayrılmalı. Böylelikle çocuk oraya geçtiğinde derslerine odaklanması ve yoğunlaşması kolaylaşır.</p>
<p><strong>Çalışma sürelerinin ve aralıklarının planlanması:</strong></p>
<p>Çalışma süresi, çocuğun masa başında ne kadar oturabilir olduğuna göre; 20 dk., 30 dk., 40 dk., olabilir. Çalışma programı oturana kadar süre az olmalı, zaman içinde tedricen arttırılmalıdır.<br />
Molalar; öğrendiklerinin yerleşmesini, taşların yerine oturmasını sağlar. 10 dk. mola için makul bir süredir. Bu sırada dikkatini ve motivasyonunu dağıtmayacak, özellikle bilgisayar, televizyon, oyun dışında uğraşlara yönelmesi tercih edilmelidir.</p>
<p><strong>Çalışma nedenlerinin belirlenmesi:</strong></p>
<p>Neyi neden yaptığımızı bilmek her zaman işimizi kolaylaştırır. Çocuk neden öğreniyor, ders çalışıyor olduğunu bilirse çok daha iyi motive olur.</p>
<p>Hedeflerini, neden ders çalışıyor olduğunu yazıp, görebileceği bir yere asmalıdır.</p>
<p><strong>Öğrenme tekniklerinin kullanılması:</strong></p>
<p>Ayıklama veya hedef belirleme; ne kadar sürede hangi konuları çalışabileceğini önceliklerine göre belirlemelidir.</p>
<p>Göz gezdirme; çalışmaya başlamadan önce konunun başlıklarını okumalı, içeriğinde neler olduğuna göz atmalıdır. Böylelikle beyine, ne kadar bilgi geleceğine dair haber verilmiş olur. Beyin o bilgileri almaya hazırlanır. Bu, bilgisayar modeline benzeyen bir durumdur.</p>
<p>Çalışılacak yerlere göz gezdirilirken bilinen, az bilinen, yeterli bilinenler gibi gruplamalar yapılmalıdır. Bu şekilde bilinen yerlerin tespiti hem ödül olur, kendine güven verir hem de gereksiz vakit kaybını önler.</p>
<p>Çocuk çalıştığı konunun bölümlerinden sorular hazırlayıp, bu soruların cevaplarını arayarak çalışma yapmalıdır.</p>
<p>Görselleştirme; renkler ve şekiller akılda tutmayı kolaylaştırır. Bu sebeple çocuk; çalıştığı konuları resimlemeli, şekillerle harita oluşturmalı ve renkli kalemler kullanmalıdır.</p>
<p>Sürekli okumak yerine özet çıkarmayı tercih etmelidir.</p>
<p>Hülya Ünlü</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/kultur-ve-sanat/egitim/etkili-ders-calisma-teknikler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınlar Neden Dırdır Eder?</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlar-neden-dirdir-eder.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlar-neden-dirdir-eder.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Jan 2012 18:20:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=11111</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de yapılan bir araştırma boşanmaların büyük çoğunluğunun &#8216;dırdır&#8217;dan kaynaklandığını ortaya koydu. Ne aldatma, ne şiddetli geçimsizlik ne de aşkın bitmesi. ABD&#8217;de yapılan bir araştırma boşanmaların büyük çoğunluğunun &#8216;dırdır&#8217;dan kaynaklandığını ortaya koydu. Erkeklerin evliliklerde en çok şikayetçi oldukları konuların başında hiç şüphesiz eşlerinin çok konuşmaları ve bazı konuları özellikle uzatarak tartışma çıkarmalarıdır. Erkeklerin &#8216;dırdır&#8217; adını verdikleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong>ABD&#8217;de yapılan bir araştırma boşanmaların büyük çoğunluğunun &#8216;dırdır&#8217;dan kaynaklandığını ortaya koydu.</strong></h4>
<p><a href="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/kadinlar-neden-dirdir-eder.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-11112" title="Kadınlar Neden Dırdır Eder" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/kadinlar-neden-dirdir-eder.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Ne aldatma, ne şiddetli geçimsizlik ne de aşkın bitmesi. ABD&#8217;de yapılan bir araştırma boşanmaların büyük çoğunluğunun &#8216;dırdır&#8217;dan kaynaklandığını ortaya koydu.</p>
<p>Erkeklerin evliliklerde en çok şikayetçi oldukları konuların başında hiç şüphesiz eşlerinin çok konuşmaları ve bazı konuları özellikle uzatarak tartışma çıkarmalarıdır. Erkeklerin &#8216;dırdır&#8217; adını verdikleri, kadınların ise &#8216;konuşulması gereken şeyler&#8217; dedikleri konu, ABD&#8217;de yapılan bir araştırmaya göre son yıllarda boşanmaların en büyük nedeni.</p>
<p><span style="color: #700070;"><strong>Kadınlar Neden &#8216;Dırdır&#8217; Eder?</strong></span></p>
<p>Yıllardır, &#8216;şiddetli geçimsizlik&#8217;, &#8216;aldatma&#8217; veya &#8216;sevginin&#8217; bitmesi gibi nedenler hep boşanmaların ana sebepleri olarak biliniyordu. Ancak son yapılan çalışmalar bunların yerini &#8216;dırdır&#8217;ın aldığını gösteriyor. New York&#8217;taki Montefiore Tedavi Merkezi Davranış Bilimleri ve Psikoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Scott Wetzler, &#8220;kadınlar neden &#8216;dırdır&#8217; eder? sorusuna şu yanıtı veriyor:</p>
<p>&#8220;Karşısındaki kişilerden istedikleri şeyi alamayacağını düşünen kadınlar, bu kez düzenli bir şekilde ısrar ederek bunu gerçekleştireceklerine inanıyorlar. Aslında bu bir kısır döngü. Çünkü &#8216;dırdır&#8217; her şeyi başa döndürüyor.&#8221;</p>
<p><span style="color: #700070;"><strong>İstedikleri Şeyi Elde Etmenin Silahı</strong></span></p>
<p>Scott Wetzler, &#8216;dırdır&#8217;ın kişilik dinamiklerini harekete geçiren önemli bir ateşleyici olduğuna da dikkat çekerek, &#8216;dırdır&#8217; anında söylenebilecek sözlerin, gerek kadın gerekse erkeğin vereceği tepkilerin sonuçlarının, evliliklerde kritik öneme sahip olduğunu ifade ediyor. Wetzler, kimi eşlerin, &#8216;dırdır&#8217; karşısında umursamaz tavırlar takınarak durumu tolere ettiğini kimilerinin ise verdiği karşılıklarla işi içinden çıkılmaz bir hale soktuğunu belirtiyor. Wetzler, kadınların eşlerinden bir sorun hakkında tatmin edici cevaplar alamamalarının &#8216;dırdır&#8217;ı tetikleyici ana faktörlerden birisi olduğunu da hatırlatarak, bu durumda ev ve aile hayatını kurma ve yönetme kararı alan kadın-erkek tüm çiftlerin daha sorumlu davranmaları gerektiğini ifade ediyor.</p>
<p><span style="color: #700070;"><strong>Susan Erkekler İlişkiyi Felakete Götürüyor</strong></span></p>
<p>Uzmanlara göre bazı erkekler ise kadınların &#8216;dırdır&#8217;ı karşısında endişeli bir tavır takınarak onların sorularına ve konuşmalarına cevap vermekte zorlanıyorlar. ya da konuyu biran önce kapatmak için bu yolu bilinçli olarak tercih ediyorlar. Bu durumun, boşanmaların ana faktörlerinden biri olduğunun altını çizen Denver Üniversitesi Psikoloji Profesörü, Evlilik Merkezi ve Aile İlişkileri Yöneticisi Howard Markman, bu konuda çiftlerin yapması gereken şeyin daha çok konuşmaya ve karşısındakini anlamaya çalışmak olduğunu ve aralarındaki aşkı canlı tutmaları gerektiğini söylüyor.</p>
<p>Yaklaşık 30 yıldır, ilişki danışmanlığı yapan, ilişkilerdeki temel sorunlar, boşanmalar hakkında seminerler veren Markman, bu yöntemin sorunun en kısa yoldan çözümü olduğunu ifade ediyor. Öyle ki kendi yaptığı bir araştırmanın sonuçlarını söyleyen Markman&#8217;a göre, aile içinde iletişimi arttırman yoluna giden çiftler arasındaki boşanma oranı yüzde 12 azalma gösterirken, olumsuz iletişim tavırlarını sürdüren çiftlerde ise yüzde 20 oranında bir artış görüldüğünü söyledi. Markman sözlerini, &#8220;Eğer &#8216;dırdır&#8217;ın devam etmesine izin verilirse aşk ve sevgi biter&#8221; sözleriyle noktalıyor.</p>
<p>Peki &#8216;dırdır&#8217;ı yenmenin yolları nelerdir. İşte uzmanlara göre &#8216;dırdır&#8217; nedeniyle evlilikleri tehlikeye giren çiftler için birkaç adımda &#8216;dırdır&#8217;la başa çıkma yolları:</p>
<p>Sakinleşin (her iki taraf için de)</p>
<p>Eşinizin bakış açısıyla bakın (erkekler için)</p>
<p>&#8216;Sen&#8217;li cümleler yerine &#8216;Ben&#8217;li cümleler kurun: Örneğin, &#8216;Faturaları zamanında ödemiyorsun&#8217; demek yerine, &#8216;faturaları zamanında ödeyebilmeni isterdim&#8217; (Kadınlar için)</p>
<p>İstediğiniz şeyin sizin için neden önemli olduğunu açıklayın (Kadınlar için)</p>
<p>Beklentilerinizi yönetin (kadınlar için)</p>
<p>Beklentileriniz için zaman tanıyın ya da süre verin (kadınlar için)</p>
<p>Alternatif çözümler düşünün (erkekler için)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlar-neden-dirdir-eder.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2012’nin moda trendleri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/2012-nin-moda-trendleri.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/2012-nin-moda-trendleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Jan 2012 19:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=10810</guid>
		<description><![CDATA[2012 ilkbahar – yaz sezonunda rengarenk uçuşan eteklere, kocaman kirpiklere, fosforlu kumaşlara, geometrik desenli elbiselere ve dantelin muhteşem geri dönüşüne hazır olun! Paris Moda Haftası’nın başı çektiği bu yılın ilkbahar – yaz trend önerilerinde göze çarpan detayların başında monokrom renk kullanımları yanında dantelin önlenemez yükselişi ve romantik pastel renklerin neredeyse her alandaki ağırlığı geliyor. 1960’ların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h4><strong> 2012 ilkbahar – yaz sezonunda rengarenk uçuşan eteklere, kocaman kirpiklere, fosforlu kumaşlara, geometrik desenli elbiselere ve dantelin muhteşem geri dönüşüne hazır olun!</strong> <a href="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/2012-moda-trend.gif.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10811" title="2012 Moda Trendleri" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/2012-moda-trend.gif.jpg" alt="" width="550" height="274" /></a>Paris Moda Haftası’nın başı çektiği bu yılın ilkbahar – yaz trend önerilerinde göze çarpan detayların başında monokrom renk kullanımları yanında dantelin önlenemez yükselişi ve romantik pastel renklerin neredeyse her alandaki ağırlığı geliyor. 1960’ların modasına saygı duruşunda bulunan Givenchy, Guy Laroche, Elie Saab, Chanel ve Chloe gibi dünyaca ünlü markaların tasarımcıları, 2012’nin bahar aylarından itibaren Catherine Deneuve ve Brigitte Bardot gibi ünlü yıldızları esin perisi ilan eden canlı ve bir o kadar da naif tasarımlarıyla dikkat çekiyor. 2012 modasını Paris sokaklarında takip etmek isteyenler için ipucu: Champs-Élysées ve George V’deki mağazaların vitrinleri adeta bir moda şenliğine açık davet gibi.</h4>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/2012-nin-moda-trendleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Saç Bakımının İncelikleri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/sac-bakiminin-incelikleri.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/sac-bakiminin-incelikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 09:14:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Cenqawer</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[saç]]></category>
		<category><![CDATA[Saç Bakımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=10507</guid>
		<description><![CDATA[Saç bakımı yaparken doğal yöntemlerden yararlanabilirsiniz. Yeşil çay Yeşil çay, mükemmel bir doğal ilaçtır. Bu mucizevi içecek, içerdiği antioksidanlar nedeniyle saçlar için çok faydalıdır. İster içecek olarak faydalanın, isterseniz içinde yeşil çayaktif maddesinin bulunduğu saç ürünlerinikullanın. Üzüm çekirdeği yağı Üzüm çekirdeği yağı, saçın daha hızlıbüyümesini sağlayan başka bir doğal ilaçtır. Sıcak üzüm çekirdeği yağı ile yatmadan haftada 2 ya da 3 kez saç derinizi ovun. Üzüm çekirdeği yağını aktarlarda bulabilirsiniz. Patates [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img src="http://rsm.haber365.com/H/1325677146_49_sac-modelleri.jpg" alt="" /></div>
<div>
<div></div>
</div>
<div>Saç bakımı yaparken doğal yöntemlerden yararlanabilirsiniz.</div>
<div>
<div>
<div>
<div></div>
</div>
</div>
<div><strong><br />
Yeşil çay</strong></p>
<p>Yeşil çay, mükemmel bir doğal ilaçtır. Bu mucizevi içecek, içerdiği antioksidanlar nedeniyle saçlar için çok faydalıdır. İster içecek olarak faydalanın, isterseniz içinde yeşil çayaktif maddesinin bulunduğu saç ürünlerinikullanın.</p>
<p><strong>Üzüm çekirdeği yağı</strong></p>
<p>Üzüm çekirdeği yağı, saçın daha hızlıbüyümesini sağlayan başka bir doğal ilaçtır. Sıcak üzüm çekirdeği yağı ile yatmadan haftada 2 ya da 3 kez saç derinizi ovun.</p>
<p>Üzüm çekirdeği yağını aktarlarda bulabilirsiniz.</p>
<p><strong>Patates</strong></p>
<p>Patates daha doğrusu haşlanmış patates suyu, saç uzama sürecini hızlandıran bir başka doğalyoldur. Soğutulmuş patates suyu ile saç diplerinize haftada birkaç kez friksiyon yapın ve sonrasu ile durulayın.</p>
<p><strong>Yumurta maskesi</strong></p>
<p>Bir yumurtayı 50 gr zeytin yağı ile karıştırın ve elde edilen karışımı saçlarınıza uygulayın. Saçlarınızı havlu ile sarın ve 1 saat bekleyin. Sonra yumuşak bir şampuan ile yıkayın. En az haftada bir kez bu işlemi tekrarlayın.</p></div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/sac-bakiminin-incelikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri ve Bilgileri</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/pratik-makyaj-teknikleri-onerileri-ve-bilgileri.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/pratik-makyaj-teknikleri-onerileri-ve-bilgileri.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Jan 2012 19:31:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>nLy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muhabbetim.com/?p=10453</guid>
		<description><![CDATA[&#160; Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri &#160; Bakım ürünlerinden kesinlikle vazgeçmeyin.Sağlıklı bir cilt her zaman dikkat çekecektir. &#160; Kesinlikle nemlendirici kullanın.Makyaj yapmadan önce kullanacağınız nemlendirici cildinizi makyaja hazırlayacaktır.Tabiki nemlendiriciyi uyguladıktan sonra yaklaşık beş dakika kadar beklemelisiniz.İyice emildikten sonra fondöteni cildinize uygulayın. &#160; Hafif bir gözkalemi sürün.Doğallıktan uzaklaşmadan uygulanan bu kalem kapatıcı için zemin hazırlayacaktır. &#160; Yüzünüzdeki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/burun-kusurunu-gizleyen-makyaj11.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-10474" title="burun-kusurunu-gizleyen-makyaj1" src="http://www.muhabbetim.com/wp-content/uploads/burun-kusurunu-gizleyen-makyaj11.jpg" alt="" width="200" height="200" /></a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Pratik Makyaj Teknikleri, Önerileri</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bakım ürünlerinden kesinlikle vazgeçmeyin.Sağlıklı bir cilt her zaman dikkat çekecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kesinlikle nemlendirici kullanın.Makyaj yapmadan önce kullanacağınız nemlendirici cildinizi makyaja hazırlayacaktır.Tabiki nemlendiriciyi uyguladıktan sonra yaklaşık beş dakika kadar beklemelisiniz.İyice emildikten sonra fondöteni cildinize uygulayın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Hafif bir gözkalemi sürün.Doğallıktan uzaklaşmadan uygulanan bu kalem kapatıcı için zemin hazırlayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yüzünüzdeki pürüzleri ve gözaltı morlukları kapatmak için kapatıcı kullanın.Daha etkili bir sonuç için parmaklarınızla değil bir fırçayla bunu yapın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kusurlu bir cilde sahipseniz likit ya da kremsi bir fondoten uygulayın.Fakat cildinizde herhangi bir kusur yoksa sadece hafif renkli bir nemlendirici kullanabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Allığınızı mutlaka göz makyajınızı yapmadan önce uygulayın.Böylece daha doğal bir göz makyajı yapmanızısağlayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gözlere uygulanacak <a title="makyaj" href="http://www.kozmetikestetik.com/">makyaj</a> için öncelikle kirpiklerinizi kıvırın ve ardından ince bir tabaka far uygulayın.Daha sonra eye liner çekin.Son olarak da kirpiğinizin diplerinden ucuna doğru rimelinizi uygulayın.Bu sıralama sayesinde gözlerde bir bütünlük yakalamış olacaksınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Dudaklarınızı hafif renklendirin.Fakat rujunuzu sürmeden önce dudak kalemi kullanın.Kalemi kullanarak daha dolgun bir görünüme kavuşabilir ve de rujunuzun taşmasını engelleyebilirsiniz.Ancak tonların birbirine uygun olmasına dikkat edin.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kaşlarınızı düzeltin.Kaş renginize uygun bir kalemle boşlukları doldurarak daha düzgün bir sonuç elde edebilirsiniz.İlk önce fırçayla kaşlarınızı tarayın ve boşlukları öyle doldurun.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak makyajınızı pudra ile sonlandırın.Fırça yardımı ile kullanacağınız yarı transparan bir pudra makyajınızı sabitleyecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ve işte…kusursuz görünüyorsunuz ve dışarı çıkmaya hazırsınız!</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/pratik-makyaj-teknikleri-onerileri-ve-bilgileri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınların hayatının ne kadara Alışveriş de geçiyor?</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlarin-hayatinin-ne-kadara-alisveris-de-geciyor.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlarin-hayatinin-ne-kadara-alisveris-de-geciyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 29 Apr 2010 07:11:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>DewiL</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=9415</guid>
		<description><![CDATA[ABD&#8217;de yapılan bir araştırma kadınların hayatlarının üç yılını alışverişte geçirdiklerini ortaya çıkardı. Araştırmaya göre, 63 yaşına kadar yaşadığı varsayılan bir kadın, bu zaman içinde 25 bin 184 saat 53 dakikasını alışverişle geçiriyor. Online market araştırma şirketi OnePoll.com tarafından 2 bin kadın ile alışveriş alışkınlıklarının sorulduğu yüz yüze araştırmada, kadınların ömür boyu gerçekleştirdileri alışveriş amaçlı seyahatların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>ABD&#8217;de yapılan bir araştırma kadınların hayatlarının üç yılını alışverişte geçirdiklerini ortaya çıkardı.</p>
<p>Araştırmaya göre, 63 yaşına kadar yaşadığı varsayılan bir kadın, bu zaman içinde 25 bin 184 saat 53 dakikasını alışverişle geçiriyor.</p>
<p>Online market araştırma şirketi OnePoll.com tarafından 2 bin kadın ile alışveriş alışkınlıklarının sorulduğu yüz yüze araştırmada, kadınların ömür boyu gerçekleştirdileri alışveriş amaçlı seyahatların toplamı da 301 günü buluyor.</p>
<p>Her kadın yılda ortalama 399 saat 46 dakikasını alışveriş amaçlı seyahatlarda geçiriyor. Kadınlar yılda 95 saatlerini de gıda alışverişinde harcıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/kadinlarin-hayatinin-ne-kadara-alisveris-de-geciyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İncili Kadınlar (Polikistik Over Sendromu)</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 11:52:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SeGe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[(Polikistik Over Sendromu)]]></category>
		<category><![CDATA[İncili Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[İncili Kadınlar (Polikistik Over Sendromu)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=6733</guid>
		<description><![CDATA[Sevgili Okurlar, Bundan böyle bu köşede sizlerin karşılaştığı ve bizlere en çok sorduğunuz sorunlarınızla ilgili yazılarda buluşacağız. Bu haftaki konumuz; “İNCİLİ KADINLAR” (POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI) “NEDEN BAZI KADINLAR ADET KANAMALARININ SAATİNİ BİLE BİLİRKEN BEN YILLARDIR DOKTOR, MUAYENE, TEST VE İLAÇLARLA YAŞAMIMI DEVAM ETTİRİYORUM?” “AİLEMDEKİ KADINLARIN İÇİNDE HER ZAMAN DİYET YAPMAK ZORUNDA OLUP HALA ŞİŞMAN OLAN [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevgili Okurlar, Bundan böyle bu köşede sizlerin karşılaştığı ve bizlere en çok sorduğunuz sorunlarınızla ilgili yazılarda buluşacağız.<br />
Bu haftaki konumuz; “İNCİLİ KADINLAR” (POLİKİSTİK OVER HASTALIĞI)<br />
“NEDEN BAZI KADINLAR ADET KANAMALARININ SAATİNİ BİLE BİLİRKEN BEN YILLARDIR DOKTOR, MUAYENE, TEST VE İLAÇLARLA YAŞAMIMI DEVAM ETTİRİYORUM?”<br />
“AİLEMDEKİ KADINLARIN İÇİNDE HER ZAMAN DİYET YAPMAK ZORUNDA OLUP HALA ŞİŞMAN OLAN NEDEN BENİM?”<br />
“YAKIŞACAĞINI DÜŞÜNSEM SAKAL, BIYIK BIRAKABİLECEK KADAR KILLANMAM VAR VE ARTIK GÜZELLİK MERKEZLERİNDEKİ GEÇEN ZAMANDAN BİTKİNİM!”<br />
“ÇOCUK İSTEYEN ARKADAŞIMLA BENZER KADERLERİ PAYLAŞIR MIYIM? O DA YUMURTLAMA SORUNU DİYE BAŞLAYAN PROBLEMİNİ ARTIK TÜP BEBEK TEDAVİSİ İLE AŞMAYA ÇALIŞIYOR.<br />
ŞİMDİDEN ÖNELEM ALMAM MÜMKÜN MÜ?<br />
Bu sorular uzar gider ama tek tanıda buluşulur; “POLİKİSTİK OVER”.<br />
Bu bir hastalık mıdır, sendrom mudur?<br />
Kafalar karışır, zaten ne fark eder ki?<br />
Tipik bir polikistik overli (PCO) kadını tanımak kolaydır. Yukarıdaki sorulardaki kadınların toplamıdır polikistik over hastası…<br />
Ama yetmez bazen yüzünde sivilceler onu ergenliğinden hiç kopartmaz ya da saçları zayıf, dökülme eğilimindedir. Ya da yemek yeryemez baygınlık hisseder çünkü reaktif hipoglisemisi vardır yani şeker dengesi bozulmuştur belki de ileri de şeker hastası olacaktır.<br />
Peki ya kanser, bu hastalık insanı öldürür mü? Bu hastalığın ultrasondaki görüntüsü “inci” gibi güzel bir taşa benzetilir; “yumurtalıkta çok sayıda inci kolye gibi dizilmiş foliküller” diye tabir edilir.<br />
Demek ki çok korkunç olmasa gerek, yoksa neden bir hastalık tanısında değerli bir taşın adına gönderme yapılsın ki? Aslında yumurtalıklardaki her ovule olan (yumurtlama yapan) folikül inci tanesi kadar kıymetlidir.<br />
Çünkü doğru zamanda spermle buluşup hayalini kurduğunuz bebeğinize sizi kavuşturabilir. Ama PCO’da bu inci taneleri kendi aralarında bir türlü hangisinin yumurtlayacağına karar veremezler, geçimsizliklerine neden olan da çok zaman etraftaki erkeklik hormonlarının (androjen) miktarının dengesizliğidir.<br />
Buna karşılık vücutta bu kez de kadınlık hormonları yükselir ama karşılıksız aşk gibidir östrojenin durumu, doğru zamanda doğru yerde progesteronunu bulamaz. Over (yumurtalık) bu kez üzüntüsünden şeker hastası taklidi yapar, insüline karşı direnç gösterir. Rahim içindeki doku (endometrium) kalınlaşır kalılaşır ama bir türlü kanayamaz, bekler sevdiğini.<br />
Ya progesteron er ya da geç gelir ya da doktor dayanamaz bu ayrılığa… ilaç niyetine kavuşturur sevenleri, dışarıdan müdahale eder ve kanama olur. Bazen de beklemekten yorulan endometrium üç ay da bir kanar, ince hastalığa kapılır gibi bazen de hiç kalınlaşamaz bile. Size doktorunuzun verdiği “progesteron” reçeteleri işte bunun içindir.<br />
Ama çok zaman “doğum kontrol hapları” önerilir bilirsiniz, kullanırsınız. Çünkü östrojen-progesterona aşkı öğrtemek gerekir, etraftaki androjenlere biraz sakinleyin demek gerekir. Bunun için size her derde deva farklı özellikli doğum kontrol hapları verilir. Bazen de insüline haddini bildirmek için şeker (diyabet) hastalarının kullandığı ilaçlardan yardım istenir.<br />
Tüm bunlar yumurtlamayı başaramayan yumurtalıklarda ahengi sağlamak içindir. İncilerin sahibi kadına da diyet yapması, kilo vermesi, yaşam tarzını aktifleştirmesi öğütlenir.<br />
Biraz spor yapsa, kilo verse incileri mi dökülür?<br />
Hayır dökülmez aslında çünkü onlar onun kimlik kartıdır, ameliyatla yerinden sökülüp alınmadıkça o inciler yumurtalıklarda üretken yaşında kadınla beraber kalır. Yani bu hastalıkla birlikte yaşamayı öğrenmek, kendinle barışmak gerekir. Adet görmemeyi dert etmeyen kadınlar da vardır, gün gelipde çocuk istediklerinde neden düzenli adet gören kadınların şansı her ay %15’ler civarındayken kendilerinde bu oranın çok çok azaldığı anlatılır.<br />
Östrojen-progesteron aşkı bir matematik heasptır aslında ve her ay yeniden, yeniden kurulur. PCO’lu kadın da bu matematik hesap çok zordur o yüzden yumurtlama takiplerinden başlayan ve tüp bebek tedavilerine uzanan geniş bir yolda çocuk sahibi olabilmeleri için destekler verilir. Şeker hastası gibi davranan metobolizma kan yağlarını da yükseltir.<br />
Genç yaşlarda bu pek önemsizmiş gibi görünür ama yıllar hızla geçer ve sürekli kan yağları yüksek olan ve androjenleri diğer kadınlardan biraz daha yüksek olan bu kadınlar erkeklerdeki yüksek kalp hastalıkları risklerini taşırlar. Hele de kilo problemiyle de başedemiyorsa riskler birbirini fasit bir dairenin içinde kovalar durur. Bunları önemsemek ve basit önlemlerle hayatı güzelleşitirmek mümkündür. Genç yaşlarda kozmetik sorunlar nedeniyle doktora gitmek daha yaygındır. Sivilceler başa beladır ve tedavi edildikleri sürece iyileşme olur.<br />
Görünen bölgelerdeki tüylere kozmetik dermatoloji çözümler üretir, antiandrojenik ilaçlarla da yeni oluşacak başıbozukluğun önüne geçilmeye çalışır. Ameliyatla bu hastalığın tedavisi için yıllardır süren tartışma hala ateşli bir şekilde bilimsel platformda devam etmektedir. Yumurtalıkların bir kısmının çıkartılması ya da yakılması ile incilerin sayısının azaltılması hedeflenir.<br />
Böylece yumurtalıklar elindeki zenginliğin azalmasından dolayı kendi içindeki geçimsizlikten kurtulup ahenkle kimin ayın şanslı yumurtası olacağına karar verebileceği düşünülür. Ameliyatta hırslı davranılarak incilerin fazla sayıda yok edilmesi kadınların erken yaşta yumurtalık faaliyetlerini yitirmesine neden olacağından (menopoz) doğru planlamayla, gerekli hastalara uygulanılabilir bir yöntem olarak düşünülmelidir.<br />
Aynı düşünce tarzıyla devam edersek PCO hastalarının ergenlikte yaşayamadıkları yumurtlama fonksiyonlarını daha ileri yaşlarda kendiliğinden kazanabilecekleri yönündedir. Yani ömür boyu ilaç kullanmak gerekmemekte hatta kendi yaş grubundaki kadınlara göre bazı hastaların ileri yaşlarda doğurganlık potansiyellerinin daha geç tükendiği söylenebilir.<br />
Kanser?<br />
Bu ürkütücü sorunun karşılığı olarak “Evet, risk vardır!” demek gerekir. Nedeni de östrojenle uzun zaman progesteronu olmadan yaşamak zorunda olan rahimiçi dokunun yıllar içinde değişiklikler yaşamasındandır.<br />
Polipten, endometrial hiperplaziye (kalınlaşma), oradan rahim kanserine kadar olan değişiklikler bu kadınlarda ileri yaşların riskidir. Gençken sivilcelerini, kilo artışnı, adet düzensizliklerini ya da çocuk sahibi olamamayı önemsemeyen ve tedavi görmeyen kadınların ileri yaşlar için riskleri şeker hastalığı, kalp hastalıkları ya da rahim kanseri olabilir.<br />
Bunlar önlenebilir, tedavisi olan durumlar. Bu nedenle vücudunuzun saati size birşeyler anlatmak için normal ritminden çıktığında onu tekrar kurmak için doktorunuza başvurun. Bir sonraki yazıda aynı yerde buluşmak üzere, sağlıcakla kalın&#8230; </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/incili-kadinlar-polikistik-over-sendromu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanmalı?</title>
		<link>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html</link>
		<comments>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Sep 2009 11:48:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>SeGe</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası kilo vermeye ne]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum sonrası kilo vermeye ne zaman başlanmalı?]]></category>
		<category><![CDATA[zaman başlanmalı?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.muhabbetim.com/?p=6731</guid>
		<description><![CDATA[Doğum sonrası kilo verme hızı ve zamanı gebelik süresince alınan kilo ile ilgilidir. Gebelik döneminde 9 &#8211; 12 kg alarak normal tamamlamış bir anne, ilk altı ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir. Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin ise normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum sonrası kilo verme hızı ve zamanı gebelik süresince alınan kilo ile ilgilidir.<br />
Gebelik döneminde 9 &#8211; 12 kg alarak normal tamamlamış bir anne, ilk altı ayın sonunda dengeli beslenme ve etkin süt verme sonunda normal kilosuna kavuşabilir.<br />
Gebelik döneminde 18 -30 kg gibi aşırı kilo almış annelerin ise normal kilolarına dönmeleri daha uzun zaman alacaktır.<br />
Normal süreçte emzirme dönemiyle birlikte anne kilo kaybetmeye başlar. Sütün veriminin artması için aşırı yağlı ve şekerli yiyen, yanlış beslenen anneler ise tam tersi süt verirken kilo alabiliyor, hatta doğum sonrası kilolarının üzerine çıkan anneler dahi oluyor.<br />
Emzirme döneminde anne her gün yaklaşık 6 &#8211; 7 çay bardağı yani 700 ml süt salgılar. Bunun için harcanan kalori ise her gün 500 &#8211; 700 kalori civarındadır. Bu kalori kaybı bir saat orta seviyede egzersize eşdeğerdir. Bu sebeple emzirirken dengeli beslenen ve yeterli sıvı alan anne, eğer doğumu normal kilo kazanımıyla bitirdiyse altı ay sonunda doğumda aldığı ve süt üretmek üzere depoladığı fazla kilolardan kurtuluyor.<br />
Düşük kalorili diyet sakıncalı<br />
Hızlı kilo kaybı için yapılan düşük kalorili diyetler annenin süt verimini olumsuz yönde etkiler. Özellikle karbonhidrat ve proteinden fakir beslenme annenin sütünü azaltır. Protein ve kalsiyum açısından zengin süt &#8211; yoğurt &#8211; peynir &#8211; yumurta anne için çok önemlidir. Ayrıca her gün mutlaka et, tavuk veya balıktan birisi tüketilmelidir.<br />
İlk dört ayda aylık yarım &#8211; bir kg zayıflama normaldir, ancak anne çok şişmansa ayda 2 kg kayıp da gözlenebilir. Ancak ayda 2 kg üzerinde zayıflamak, emziren anne için sakıncalıdır. Hekim izni olduktan sonra hafif yürüyüşler ve egzersizler kilo vermeyi çabuklaştırır.<br />
Anne sütü<br />
Emzirme ne kadar uzun sürerse bebek ve anne için faydaları da o derece artıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Pediatri Akedemisi, emzirmeyi mümkün olduğunca uzun tutmayı ve en az bir yıl süreyle devam etmeyi öneriyor.<br />
Emzirmek son derecede sağlıklı ve doğal bir yöntemdir. Doğum şekli normal veya sezaryen; ne olursa olsun, mümkün olduğunca doğumdan hemen sonra emzirmeye başlanmalıdır. Emzirme süreci bebeğe olduğu kadar anneye de faydalıdır.<br />
* Emzirme sürecinde bebekle duygusal ve fiziksel bağ devam eder.<br />
* Süt üretimi için kalori harcanır ve bu enerji harcaması annenin kilo vermesine yardımcı olur.<br />
* Emziren annelerin yumurtalık ve meme kanseri riskinin daha düşük olduğu bilinmektedir.<br />
EMZİRME DÖNEMİNDE AKLINIZDA BULUNSUN!<br />
* Vücudunuz 1 ml süt salınımı için yaklaşık 7 kalori harcar.<br />
* Protein yeterli miktarda alınmalıdır. Özellikle balık haftada en az iki kez tüketilmelidir.<br />
* B12 vitamini süt verimliliği için önemlidir. En iyi kaynağı ise yağsız kırmızı et ve yumurtadır.<br />
* Kalsiyumun yeterli alınması, annenin kemik sağlığı için önemlidir. Kadınlardaki osteoporoz (kemik erimesi) riski unutulmamalıdır.<br />
* Folik asit gebelik döneminde olduğu kadar, emzirme döneminde de önemlidir. Yeşil yapraklı sebzeleri bol yemek gerekir.<br />
* B vitamini tüketimi de yeterli olmalıdır. Bunun için tam buğday, bulgur ve kuru baklagiller tercih edilebilir.<br />
* Magnezyum ve çinko her kadın için yaşamın her döneminde önemlidir. En iyi kaynaklarından biri ise fındık‘tır.<br />
* Kompostolar şekersiz hazırlanabilir. Bunun için meyvelerin doğal şekeri yeterlidir.<br />
* Demir eksikliğiniz varsa, meyve sularına pekmez veya kuru üzüm ekleyebilirsiniz.<br />
* Tatlı yemek isterseniz, gaz yapmayacak şekilde sütlü tatlıları tercih edebilirsiniz.<br />
* Süt protein, karbonhidrat ve kalsiyum açısından ideal dengeye sahiptir ve emzirme döneminde süt tüketmeye özen göstermeniz gerekir. Gaz yaparsa, laktozsuz sütleri tercih edebilirsiniz.<br />
Anne sütü bebek için sindirilmesi en kolay olan besindir<br />
Anne sütü çocuk için en ideal yapıya sahiptir. Bebeğinizi bazı hastalıklar ve enfeksiyonlardan korumaya yardımcıdır. İçerdiği koruyucu maddeler, anne sütünün içeriği bebeğin değişen ihtiyaçlarına göre değişim gösterir. Bebek prematüre doğmuşsa prematüre bebeğin ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir. Bebek için sindirilmesi en kolay olan besindir. Bu nedenle bebekler daha sık beslenmek ister ve daha iyi kilo alırlar.<br />
Anne sütü, bebeğin ruhsal gelişimi için de faydalıdır. Hazırlama zahmeti yoktur ve istediğiniz her zaman mevcut, kullanıma hazır, temiz ve uygun sıcaklıktadır. Maliyeti yoktur. Çevre kirliliğine yol açmaz. Emzirilen bebekte karın ağrısı, gaz sancısı ve kabızlık daha az sıklıkta görülür. Temas sürekliliği</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muhabbetim.com/yasamdan/kadin/dogum-sonrasi-kilo-vermeye-ne-zaman-baslanmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

