muhabbetim.com
24 Kasım 2013 Öğretmenler Günü ile ilgili Şiir – Yazı – Kompozisyon Örnekleri
24 Kasım 2013 Öğretmenler Günü ile ilgili Şiir – Yazı – Kompozisyon Örnekleri
Eklenme : 23 Kasım 2013 10:00    Görüntüleme : 2784    Yorum : 3 kişi
a aa

Yeryüzünde barışı sağlayacak sihirli değnek analarla öğretmenlerin elindedir. Eğitim demek, vücutta ve ruhtaki güzelliği ve mükemmelliği son mertebesine kadar geliştirmek demektir.  Eflatun

Öğretmenler Günü

Bir gün sizleri anlatmaya yetmez,
Sizin sevginiz asırlarca geçmez,
Hayatım sayfa sayfa eseriniz,
Nasıl unuturuz anıları biz.

Öğretmenim gününüz kutlu olsun,
Öğrendikçe bu millet mutlu olsun,
Defter, kitap, kalemler neye yarar,
Siz olmazsanız yetişmez dimağlar.

O zaman; devlet millet seni anar,
Çünkü her makamda bir öğrencin var.
Cumhurbaşkanı senin talebendir,
Başbakan hesabı senden öğrenir.

Yıllar geçmiş bir zat elinizi öper,
Ben Milli Eğitim Bakanıyım der.
Sizleri yazarken titrer ellerim,
Sanki gene imtihanda gibiyim.

Hatalı yazdıysam özür dilerim,
Satırlarda sınırlanmaz bu sevgim.
24 Kasım sonbahara rastlar,
Yapraklar döküldükçe sevginiz artar.

Gönlünüz ikinci baharı yaşar,
Tarih böyle mutlu günlerde dolar.
Öğretmenim, gününüz kutlu olsun,
Öğrendikçe bu millet mutlu olsun…

Muhittin YEGÜL

Öğretmenim

Güler yüzlü öğretmenim,
Bir tanesin, canım benim.
Masallarla bilmeceler,
Anlatırsın neler neler…

Kalemimi tutamazken
Kitabımı açamazken
Bir de baktım yazıyorum,
Sular gibi okuyorum.

Çalışıp iyi olmayı,
Koşup el ele vermeyi,
Bu güzel yurdu sevmeyi
Sen öğrettin öğretmenim.

Bizde pek çok emeğin var,
İçimizde çok yerin var
Yetiştirdin hepimizi,
Ver öpelim elinizi

Süleyman KARAGÖZ

Öğretmenime…

Bilgi demetleri sun, yine bana,
Yine yalçın dağlar ötesinden gel…
Işık saç, erdem ver, sisli dünyama,
Yine altın çağlar ötesinden gel…

Aydınlığa giden sonsuz yollardan,
Tomurcuklar açan yeşil dallardan,
Bahçedeki taze, solmaz güllerden,
Baharlarla bağlar ötesinden gel…

Fecri müjdeleyen yıldızdan, aydan,
Uzat maviliği şeffaf saraydan
Buketler dererek bize uzaydan,
Göklerden al tuğlar ötesinden gel.

Milletime doğan şafaklarla şen,
Şehitler yatağı topraklarla sen,
Irkıma şen veren bayraklarla sen
Tarihler, otağlar ötesinden gel….

Süleyman ÖZBEK

24 Kasım

Bu gün 24 Kasım, yine başlar tacısın.
Tüm gönüllere sultan, dertlerin ilacısın.

Elleri öpülesi çok mübarek insansın.
Çok kutsaldır mesleğin, korunacak ilk cansın.

Her büyük işte imzan, her iyide sen varsın.
Bu gün 24 Kasım, her gönüle sığarsın.

Aslında herkes bilir, ışıttıkça erirsin.
Ömrün bitene kadar doğruyu gösterirsin.

Senin yol gösterdiğin, bir yere getirdiğin,
Ancak bu gün hatırlar onca emek verdiğin.

Diktiğin fidanların meyvesini yemezsin.
Kimseye boyun bükmez, asla “aman” demezsin.

Bu gün bunca övenler, yarın bakmaz yüzüne.
Hep dışına bakarlar, hiç bakmazlar özüne.

Her 24 Kasımda, övülmektir kaderin.
Eserinin kalbinde bir gündür ancak yerin.

Elinin dokunduğu işler hep güzel olur.
Bu millet bu zilletten ancak senle kurtulur.

Bu gün 24 Kasım, çıkarırlar göklere.
Oradan paraşütsüz bırakırlar yerlere.

Bu gün 24 Kasım, bütün başlara taçsın.
Yarın yine yalnızsın, ailene muhtaçsın.

Her 24 Kasımda seni yücelten kafa,
25 Kasım günü kaldırır tozlu rafa.

Bu gün ne kadar güzel, ne büyük bir insansın.
Senede bir gün anan insanlıktan utansın.

Bu gün 24 Kasım, anladık artık yeter.
Seni bu hale koyan, olsun senden bin beter…

Enver ÜSTE

Ana Gibi, Baba Gibi

Öğretmenim bilir misin
Seni nasıl sevdiğimi?
Sorsan bana nerde yerin
Gösteririm ben kalbimi

Ana değil, ana gibi;
Baba değil, baba gibi
Öğretmenim ben de sevgin
Can içinde bir can gibi…
Hüseyin DÜZBASAN

Öğretmenler Günü Şiir
Ellerinde Öperim Öğretmenim

-I-
Ellerinden öperim öğretmenim
Binlerce öğrencinden biriyim ben
Anne oldun baba oldun bana
Okudum yazdım çok şey öğrendim
Borcumu ödeyemem sana.

Ellerinden öperim öğretmenim
Tebeşir tutan, kalem tutan ellerinden
Ellerin öyle güzel ellerin, öyle sıcak
Ya gözlerin öğretmenim ışıl-ışıl
Sevgi dağıtırdın kucak-kucak.

Ellerinden öperim öğretmenim
Benim için en büyük gurursun sen
Bir söz duysam iyiye güzele dair
Kalbimde vurursun sen.

-II-
Ellerinden öperim öğretmenim
“Daha dün annemizin kollarında yaşarken
Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken…”
Sen BAYRAK önünde topladın dizi-dizi
ATATÜRK yolunda yetiştirdin bizi.

Ellerinden öperim öğretmenim
Boşa gitmedi emeğin
Kimimiz doktor olduk savaştık hastalıkla
Asker oldu kimimiz canı Vatana feda
Kimimiz mühendis oldu yol yaptı baraj yaptı
İşçi olduk memur olduk emek verdik topluma
Öğretmen oldu kimimiz karanlığı aydınlattı.

Ellerinden Öperim Öğretmenim
Huzurlu ol düşünme bizi
ATATÜRK yolunda dimdik ayaktayız
Sesimiz daha gür yolumuz daha aydınlık
Özgür esen rüzgarda dalgalanan al Bayraktayız.

Sevgili öğretmenim
Senin için yazdım bu şiiri
Binlerce öğrencinden biri benim
Mübarek ellerinden öperim.
Özkan GÖNLÜM

Atatürk ve Öğretmenim

Sevgili öğretmenim
Heyecanla beklerdik seni her sabah
“GÜNAYDIN” derdin, seslerin en güzeliyle,
“BUGÜNKÜ KONUMUZ” diye, başlardın söze
Kara tahta Önünde akbilgilerle
Çırpınırdın, birşeyler öğretmek için bize.

“BAYRAK” derdin öğretmenim
Heyecandan dalgalanırdı sesin BAYRAK gibi
“ATATÜRK” deyince coşardın sen
Yatağına sığmayan IRMAK gibi.

“ATATÜRK” deyince öğretmenim
Nefes almaz seni dinlerdik
Anlatırdın hayatını devrimlerini
Cepheden-cepheye koşardın sen
Daha bir büyürdün gözümüzde
Sanki ATATÜRK’Ü yaşardın sen.

Ellerinden öperim öğretmenim.
En güzel duygularla en güzel bilgilerle
Yetiştirdin bizi
Şimdi içimizde inanç başımızda BAYRAK
Bu Yurt sevincimiz tasamız bizim
ATATÜRK ilkeleri en büyük yasamız bizim
ATATÜRK yolundan dönmeyiz biz
MEŞ’ALEMİZ ATATÜRK sönmeyiz biz…
Özkan GÖNLÜM

En Güzel Öğretmenler Günü Şiirleri
Öğretmenin Öyküsü
Ben, köy öğretmeniyim,
Dağ başında bulutların altında.
Toprak kokar ellerim,
Pantolonumda çamur lekesi var.
Pis değil ki, vatan toprağı kokar,
Kars’tan Edirne’ye kadar.
Geceleri mum yakarım odamda,
Yarın dokuz Ekim,
Köyde bayram var.
On beş kız, yirmi erkek kaydettim.
Tüm anadolu’ya selamları var.
Henüz kara tahtam yok,
İlk harfleri tanelerle yazdırttım.
Aydınlık A’dan başlayacak

O. Köksal MEMİŞ

Söz Verdim Öğretmenime

Öğretmenim, babam, ana kucağım
Okulum, ilim, şehrim, bucağım
Sınıfımsa, evim, barkım, ocağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM.

Yeteri kadar çalışacağım,
Rakibimle yan yana yarışacağım,
Elbette aralarına karışacağım
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Yükselmeli insan dalında
Göstermeli becerisini cihanda
Çalışkanlık belli olur simada
Söz verdim öğretmenime
BÜYÜK ADAM OLACAĞIM

Zeynep Kamil İlköğretim Okulu Öğrencisi / İSTANBUL

Öğretmen Olmak İstiyorum

Ben, öğretmen olmak istiyorum,
Ben, şairimin mısralarında dil
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
Aşığımın sazında tel
Öpülesi bir el olmak istiyorum.
Ben, öğretmen olmak istiyorum…

Ben çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum.
Ben öğretmen olmak istiyorum…

Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
Çorak topraklara yağan yağmur,
Azgın sulara, bend,
Mehmed’imin elinde çağlar açan kılıç,
Ben ana, ben baba, ben Fatih, ben İbni Sina,
Ben Mimar Sinan olmak istiyorum.
Ben öğretmen olmasam diyorum,
Kim ekecek tohumları toprağa.

Ben ressamımın elinde fırça, tualinde renk
Bestekarımın en içli şarkısında nağme,
Hattatımın, nakkaşımın elinde kalem;
Ben Hoca Ali Rıza,
Ben Itri, Leyla Hanım,
Ben öğretmen olmak istiyorum.

Ben zehirli mantarların,
Deve dikenlerinin,
Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
Ben,
Kırlarda elvan elvan çiçeklerin açtığı,
Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
Pınarlarından susayanın içtiği,
Yollarından yiğitlerin geçtiği
Çiftçisinin başak, başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum;
Ben, öğretmen olmak istiyorum.

Ben Hakk’a yönelen alınlarda nur,
Vatan topraklarını çevreleyen sur,
Mehmetçiğin göğsünde “iman”
Gençliğimin damarlarında “asil kan”
Bu zulme eğilmeyen baş,
Ben vatan için ağlayan gözlerde yaş,
Barışta güvercin, savaşta kartal olmak istiyorum;
Ben, öğretmen olmak istiyorum.

Nejat SEFERCİOĞLU

Seninle Her Mevsim Bahar Öğretmenim

Bir gün dersem ki, ben öğretmenim
Kalemimin mürekkebi alın terindir.
Vedalaşıp gidersem öğretmenim
Unutmayı unuturum da, unutmadığım
Kalbimdeki en güzel yerindir.

Bir gün adımı soranda çocuklarım
Kendimden önce senin adını söylerim
Solmadan açabiliyorsa köpre tomurcuk,
Uğrunda harcanır boncuk boncuk,
Yine de bitmez öğretmenim var derim

Güllerin güzelliğini göstermeden önce
Gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım
Her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma
Senden incecik bir ışık gelir şiir şiir
Ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.

Bir gün dersem ki ben öğretmenim
Sen güneş kadar uzakta bile olsan
Her bakışımda gülümseyişini görürüm
Işıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar
İnan seninle her mevsim bahar öğretmenim.

Yılmaz İMANLIK

Öğretmenim Ben

Dağların arasında, bayırında, düzünde
Yine bir başkayım ben Öğretmenler gününde
Boy boy çiçeklerim var, umut var gözlerinde
Öğretmenim diyorum, korkmak yakışmaz bana
Kara tahta önünde duruşun yeter bana.

Ekmeğim olmuşsun sen, okyanusum, limanım
Okuttuğum kitapsın, damarımdaki kanım
Sen bir beden değilsin, hakka yürüyen canım
Öğretmenim diyorum, para pul sorma bana
En büyük bahtiyarlık gülüşün yeter bana.

Öğretmenim bir mumum, ışıdıkça eririm
Tek başına neyim ki, seninle ben büyürüm
Mevlana aşığıyım, herkesi bir bilirim
Öğretmenim diyorum, seni sorsunlar bana
Allah’ın emaneti varlığın yeter bana.

Ana, baba, arkadaş, sırdaşın ben olmuşum
Sabah sekiz akşam beş seninle yoğrulmuşum
Cehaletle savaşta kendimi unutmuşum
Öğretmenim diyorum, uykuyu sorma bana
Muhammed’in aşkına bakışın yeter bana.

Yarınlarda insanlık seninle yücelecek
Kardeşlik tohumları, umutlar yeşerecek
O tertemiz dünyanda sevgiler büyüyecek
Öğretmenim diyorum, yaşın fark etmez bana
Yeter ki bir çağır sen, yine koşarım sana.
Fatih TAN (24 Kasım 2009)

Atatürk’ün Öğretmenleri…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülkemizin kurucusu ve başöğretmenidir. Atatürk’ün yurdun başöğretmeni olması, bütün öğretmenlere büyük bir şevk ve heyecan vermektedir.Başöğretmen Atatürk’ün birer yansıması olan öğretmenlerimiz, yurdun her bir yerinde eğitimci kimlikleriyle saygın birer kişilik örneğidirler.

Fedakar öğretmenlerimiz, yaptıkları bu kutsal görevin farkında olarak, görevlerini layıkıyla, en güzel şekilde yerine getirmektedirler. Türkiye Cumhuriyeti öğretmenleri her türlü zor koşullara rağmen hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmenin hazzını her zaman yüreğinde hissederler.

Atatürk Millet Mektepleri’nde yazı tahtasının başında okuma yazma dersi vermiş, yeni Türk harflerinin bütün yurtta hızla öğrenilmesi için büyük bir gayret içerisine girmiştir. 11.11.1928 günü toplanan Bakanlar Kurulu’da, bu toplantı sonunda Atatürk’e “Ulus Okullar Başöğretmenliği” sanını vermiştir.

Atatürk, yurt gezilerinde mutlaka okullara uğrar ve öğretmen ve öğrencilerle sohbetler ederdi. Çocukları çok sever ve onları dikkatlice dinlerdi. Öğrencilerin verdiği keskin cevaplar karşısında mutlu olur ve büyük keyif alırdı.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nda öğretmenlerin gösterdiği fedakarlıklardan övgüyle bahsederdi. Hem Kurtuluş Savaşı’nda ki üstün başarılarını, hem de savaş sonrasındaki üstlendikleri büyük görevlerinden dolayı öğretmenlere olan güvenini şu sözlerle ifade etmiştir:”Öğretmenler yeni nesil sizlerin eseri olacaktır.”

24 Kasım…

Öğretmen demek, kısaca bir ülkenin geleceği demektir. İyiyi ve doğruyu öğreten demektir. Onların vereceği eğitimin kalitesi yükseldikçe, ülkemiz vatandaşlarının da kültür ve eğitimi hep üst seviyede olacaktır. Bu seviye, yüksek eğitim kalitesiyle daha da yukarılara çıkacaktır. Her yıl 24 Kasım geldiğinde yurdumuzun dört bir yanında “öğretmenler günü” törenlerle kutlanır. Öğretmenler günü dolayısıyla bazı etkinlikler düzenlenir, çeşitli konuşmalar yapılır. Bu güne özel öğretmenler günü şiirleri okunur.

Öğretmenler her şeyin en güzeline layıktır…

Öğretmenlerimize saygıda hiç bir zaman geri kalmamalıyız. Onları mesleklerinin her anında olduğu gibi meslek sonrası yaşamlarında da yalnız bırakmamalı ve her fırsatta arayıp sormalıyız. Unutmayalım ki “geçmişini bilmeyenler geleceğe ümitle bakamazlar” Bizlere geçmişimizi öğreten, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan öğretmenlerimize ne yapsak azdır. Atatürk’ün öğretmenleri her şeyin en iyisine layıktır.

Birkan Soylu

ÖĞRETMENİM

Kalkınma yolunda her ülke birtakım zenginlik kaynaklarına muhtaçtır. Bu kaynakların bulunması ise, o ülke insanlarının tutum ve davranışlarına sıkı sıkıya bağlıdır. Bu tutum ve davranışların iyi yönde gelişmesin! sağlayan eğitimdir.
Eğitimin temeli şüphesiz öğretmenlerdir. O öğretmenler ki, insanları cehaletten kurtarıp onlara gerçeği anlatırlar. Üzerinde yaşadığımız ve fedakar atalarımızın kanlarıyla sulanmış bu yurdu sevmeyi, onun için gerekirse canımızı vermeyi, bize öğretmenlerimiz öğretirler. Bağımsızlığımızı simgeleyen ve Türk’ün her zaman özgür yaşayacağını göklerde dalgalanarak bütün dünyaya haykıran şanlı bayrağımızı sevmeyi, ona saygı göstermeyi bize ilk kez kim öğretti?
Öğretmenlik mesleği, mesleklerin en kutsalıdır. Özveri ister, yurtseverlik ister. Öğretmen, karşılıksız vermeyi bilen yüce bir varlıktır. Bize düşen görev, öğretmenin bu çabalarına çok, daha çok yardımcı olmaktır. Büyük Atatürk: “Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” derken öğretmene olan güvenini vurgulamamış mıdır? Bu eserin Atatürkçü doğrultuda yücelmesi, öğretmenlerin kutsal çabasına bizim de gönülden katılmamızla mümkün olacaktır.
Öğretmenim, sana sevgi, sana saygı… Bize güven, sen bizim dünümüz, bugünümüz ve yarınımızsın. Senin kutsal ellerinle biçimlenen bizler, yarının güzel Türkiye’sini mutlaka yaratacağız; şüphen olmasın…
(İlhan ÖZPOLAT, Kompozisyon Yarışması Birincisi)

Merhaba Öğretmenler,

O hiç bitmek tükenmek bilmeyecek merhabalardan bir tanesi daha… Hatırlarmısın öğretmenim gittiğin günü?Hani okulun yanındaki lojmandan eşyalarınıtaşıyordun.Bizim boyumuz yetmiyordu daha…Sıralara çıkmıştık.Her pencereden beş-altı kafa,göz yaşlarımız sel olup akmıştı.Kim derdi gideceksin diye?

Küçücüktük daha…Ayrılığın ne olduğunu bilmezdik.Sen bizim ilk öğretmenimizdin.Ben seni kahverengi gözlerinle ve hafif göbeğinle babama benzetiyordum.Sen,senden sonrada babam gitmişti dünyamda…Ben iki babamı da aynı sene kaybetmiştim.Babam hepten bırakmıştı beni…Sen gitmiştin… Seneler geçecek,yüzlerimiz tek tek silinecekti hafızandan,tıpkı o kahverengi gözlerinin bizim hafızamızdan kaybolduğu gibi…

Sonra başka bir öğretmen geldi yerine hiç sevmedim…Sana hiç benzemiyordu çünkü…Ben seni istiyordum…
Kocaman bir seneyi geçirmiştik.Artık bitmişti sene ve yeni seneye iki ayrı sınıf olarak devam edecektik,iki ayrı öğretmenle…
Ve sen geldin öğretmenim,sen değildin ama öğretmenimdin.Seni de çok sevmiştim.Temiz bir kalbin vardı.Üç seneyi birlikte geçirecektik.Zayıf,uzun,kıvırcık saçlıydın.Yapı olarak hiç benzemiyordun annemeama tıpkı annem gibi melek yüzlüydün.
Yedi gün vardı okulun açılmasına,annem ölmüştü…Ben okulun ilk günü geç gelmiştim okula…Sen,beni gördün ve adımı söyledin şaşırarak.Ben okula hiç gelmezdim.Benim bir kelime dökülebilmişti ‘-Anne’ ve sana sarılmıştım,anneme sarılır gibi…
İkinci annemdin,hatta artık tek annem olmuştun.Hasta olduğumda brni doktora götürüp ilaç alıyor,sıkı sıkı örtün diye beni tembihliyordun.Öğretmenimin değerini daha nasıl anlayabilirdim?Artık sen de gidiyordun,daha doğrusu ilk okul bitiyordu bizim için ve ortaokula başlayacaktık.Sen emekli oldun öğretmenim,senden de ayrıldık…

İşte sen geldin öğretmenim,yine sen değildin ana yine öğretmenimdin.hoşgeldin öğretmenim,hayatıma…Ben hatırlayabildiğim şeylerin çoğunu seninle yaşadım.Okul benim ikinci evim değildi,tek evimdi.Arkadaşlarım kardeş,öğretmenlerim abi,anne,babaydı benim için ve ben geçirebildiğim kadar zamanı geçiriyordum sizinle…’Öğretmenim’…söylemesi bile ne güzel.Sadece iki sene geçirdik sizinle ama neler yaşadık neler…Ben o iki seneyi çok mutlu geçirdim.İyice alışmıştım size ama gittiniz öğretmenim.Üzüldük ama elimizden bir şey gelmedi…Sonra bir bir geldi geçti öğretmenlerimiz hayatımızdan.Hepsi birbirinden iyi…Hepsi birbirinden değerliydi…Ben bütün öğretmenlerimi sevdim,öğretmen oldukları için ve öğretmen olmak istedim hep;öğretmenlere verdiğim değeri alacağıma inandığım için…SEVGİLİ ÖĞRETMENİM TÜM EMEKLERİNİZ İÇİN SİZE BÜTÜN KALBİMLE TEŞEKKÜR EDERİM…

Sabahat SOYER

ÖĞRETMEN HER ZAMAN ÖĞRETMENDİR

Öğretmen, yalnız okul içinde değil, özel hayatında ve toplum karşısında da bir öğretmen ve eğitimcidir.Öğretmen, her zaman için hareket ve davranışları ile halka ve öğrencilerine iyi, doğru, güzel ve yararlı, nezih ve olgun olanlarda örnek teşkil eden; cemiyetin haklı olarak kendisinde böyle bir oluş aradığı yüce bir meslek sahibidir.

Öğretmen için, evvela öğrencilerine kazandırması gereken yüksek vasıfları bizzat kazanmış olmak, buna ömrü boyunca gayret etmek vicdanî bir vecibe ve insani bir vazifedir. Öğretmenin, okula ve çevresine olumlu bir şekilde etkili olabilmesi için kendi meslek vakarım zedelemeyecek durumlarda okuluna ve çevresine intibak etmesi, bunun için de muhitini sürekli bir incelemeye tabi tutup tanıması gerekir.Öğretmenlik mesleği, daima yeni görüş ve davranışlara yakından vakıf olmayı gerektiren, kendini her an kontrol altında tutmayı ve sık sık muhasebeye çekmeyi gerektiren bir sanattır.Öğretmenlik öyle güzel bir meslektir ki, onun konusu insan, malzemesi insan, işçisi insan, işleneni insan, işleyeni insandır.

Her mesleğin kendi çapında toplum üzerinde bir etkisi vardır, fakat öğretmenlik mesleği doğrudan doğruya toplumun öz unsurunu hazırlayan, dolayısıyla cemiyetin bileşimini hazırlayıp mayasını kuran, hamurunu yoğuran işçiliktir.Herkesten ziyade yeni neslin yetiştiricisi olan öğretmenin, kendi tecrübe ve görüşlerinden diğer meslektaşlarının da yararlanmasını arzulaması, buna fırsat ve imkan hazırlaması, meslekî ve millî bir ödevdir.Öğretmenin aynı zamanda her biri kendine özgü bir teknik ve tecrübe, kendine özgü bir bilgi sahibi olan diğer meslektaşlarından yararlanmayı arzulaması ve kabullenmesi gerekir.Öğretmen, hem kendisinin ve meslektaşlarının, hem de öğrencilerinin ve velilerinin öğretmeni bulunduğunu bir an dahi aklından çıkarmamalıdır.
(Necati TAMER)

Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.Öğretmenin vazifesi gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini en donanımlısı en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi en acımasızen anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.
“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde bir yürek soyluluğu içerisinde yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.Kazanılması gereken asıl büyük servet; para şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimiziruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.

24 KASIM

24 Kasım her yıl ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanır, geçmiş ve geleceğimizde emeği geçen öğretmenlerimiz sevgiyle anılır, ziyaret edilir. 24 Kasım, 1928 yılında Latin harflerinin 1 Kasım 1928 tarihinde kabulünün ardından Millet Mektepleri’nin açıldığı ve okuma yazma seferberliğinin başladığı gündür.

Bugün sadece Millet Mektepleri açılmamış ayrıca Mustafa Kemal Atatürk Başöğretmen olarak kabul edilmiştir. Bu önemli tarih 1981 yılından itibaren her 24 Kasım günü öğretmenler günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.Mustafa Kemal Atatürk öğretmenlere hitaben yaptığı bir konuşmada toplumu şekillendirme adına öğretmenlere nasıl önemli bir görev düştüğünü şu sözlerle açıklanmıştır: “Arkadaşlar, yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askerlik, siyaset ve yönetim alanlarındaki devrimler, sizin; sayın öğretmenler, sizin toplumda ve düşünce yaşamınızda yapacağınız devrimlerdeki başarınızla gerçekleşecektir. Hiçbir zaman unutmayın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister.” Böylesine mühim bir görevi olan öğretmenlere toplumsal açıdan çok önemli görevler düşmektedir.İşte 24 Kasım böylesine önemli bir iş yapan öğretmenlerimizi bir kez daha hatırladığımız, onlara olan sevgi ve saygımızı gösterdiğimiz, kutlamaların yapıldığı bir gündür.Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.

Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.

“Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.

Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.

Recep ÇELİK




SENDE YORUM YAP !
Bu Habere 3 Yorum Yapılmıştır.
  • torpil.com diyor ki ;
    12 Kasım 2013 19:01

    Milletimiz için en değerli varlık olan öğretmenlerimiz iyi ki varsınız

  • samet diyor ki ;
    25 Ocak 2014 14:30

    buda bir şiir okuyun

    ögretmenim sen olmasaydın
    kim ögretiçektiokumayı yazmayı
    sana minnetarım ögretmenim

    gerekirse ana
    gerekirse baba oldun
    aladımızda alama dedin
    artık büyüdüm senin sayende okuma yazma biliyorum

    keşke hep yanında olabilsem
    senden ayrılmaktan korkuyorum
    meslek edindim çalışıyorum
    biliçik ögretmenim

  • receo diyor ki ;
    21 Nisan 2014 12:29

    telefonlara bakkkkkkkkkkk

  • SİYASET
  • GÜNCEL
  • KÜLTÜR
  • SPOR
  • DÜNYA
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10

EN ÇOK OKUNANLAR

durum
İstanbul
18°C
Parçalı Bulutlu
diger
BİST 100

72.391 / -1,06

DOLAR

2,13 / -0,70

cizgi
EURO

2,95/ -0,87

cizgi
ALTIN

88,5 / % -0,5