
PKK’nın gizli sivil yapılanması olan Kürdistan Topluluklar Birliği Türkiye Meclisi (KCK/TM’ye yönelik düzenlenen operasyonlarda tutuklanan kapatılan DEP eski milletvekili Hatip Dicle’nin sözcülüğünü yaptığı Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) destek ziyaretinde bulunan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de yargı ve siyaset alanında yaşanan krizin ülkeyi bir seçime doğru sürüklediğini söyledi.
Barış ve Demokrasi Partisi Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, Merkez Kayapınar ilçesinde bulunan Gençlik Merkezinde Demokratik Toplum Kongresi’nin yeni sözcüsü Yüksel Genç’e destek ziyaretinde bulundu.
Ziyarette gazetecilerin Türkiye’de yaşanan son siyasal gelişmelerle ilgili sorularını yanıtlayan Selahattin Demirtaş, yaşanan yargı kriziyle birlikte CMK 250 ile özel yetki verilen ve eskiden Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) diye adlandırılan mahkemelerin durumunun tartışılmaya açıldığını belirtti.
Aslında bu mahkemelerin Cumhuriyet dönemindeki İstiklal Mahkemelerinin 2010 versiyonu olduğunu iddia eden Demirtaş, “Cumhuriyet döneminde kurulan İstiklal mahkemeleri ne ise şu andaki 250 ile yetkili denilen mahkemeler de o amaca hizmet ediyor. Şimdiki mahkemeler İstiklal Mahkemelerinin biraz daha güncellenmiş hali” dedi.
BÖLGEMİZDE YARGI KATLİAMI YAŞANDI
Özel yetkili bu savcı ve mahkemelerin yıllardır Kürt siyasetçilerini yargıladığını, çocuklara 20 yıl hapis cezaları verdiğini, belediye başkanlarının eline kelepçe vurup tutukladığını kaydeden Demirtaş, “Bütün bunlar olurken bu mahkemeler siyasal olmuyor da, Erzincan başsavcısını tutuklayınca mı siyasal oluyor? Dolayısıyla herkesin kendi duruşunu gözden geçirmesi gerekiyor. Bugün yargının siyasallaşmasından söz edeceksek bu bölgede yaşanan yargı trajedisini, yargı katliamına bakmamız lazım. Eğer bu gözden geçirilmeyecekse, Ankara’daki kargaşanın aslında kendi içinde iktidar mücadelesi savaşı olmaktan öteye hiç bir anlamı kalmayacak” dedi.
İLKER BAŞBUĞ VE HSYK KADAR SİYASET YAPMADIK
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) kesinlikle politik bir kurum olduğunu iddia eden Selahattin Demirtaş, HSYK’nın feshedilmesini istedi. Demirtaş, “Hakim ve savcılar kendi içinde demokratik bir seçimle hakim ve savcılar birliğini kurabilmelidir ve Adalet Bakanlığı’nın hiç bir vesayet yetkisi bu kurul üzerinde olmamalıdır” dedi.
CMK 250′nci madde kapsamında yetkilendirilen savcılık ve mahkemelerin de kaldırılmasını isteyen Demirtaş, bölgede partili yönetici ve belediye başkanı 1500 kişinin tutuklandığını hatırlattı.
Bunların da aynı hakimler tarafından tutuklandığını belirten Demirtaş, “Bu nedenle Ankara’daki kavganın yargıyı demokratikleştirme kavgayı olduğunu düşünmüyoruz. Bizler siyasetçiyiz ama Türkiye’nin en ünlü siyasetçisi İlker Başbuğ kadar siyaset yapmıyoruz. Bizler siyasetçiyiz ancak HSYK kadar siyaset yapmıyoruz. Bu nedenle bunların Türkiye’de yerli yerine oturması lazım. Eğer ordu ve yargı kendi görev yerinde ve alanlarında olmazsa olacağı budur. AKP’nin yapması gereken artık bağırıp çağırma, mızmızlanma değil, sivil yeni bir Anayasa’yı Türkiye’nin gündemine getirmelidir” dedi.
YARGIDA İNANILMAZ BİR AYRIŞMA BAŞLADI
Yargıda bir reform ihtiyacının bulunduğunu kaydeden Selahattin Demirtaş, “Bugün adliyelerdeki hakimler ve sacılar kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Şu yandaş hakim veya şu yandaş savcı diye inanılmaz bir ayrışma var. Biz artık normal vatandaşlar olarak o mahkemelerde yargılanmaktan çekinir hale geldik” diye konuştu.
TÜRKİYE SEÇİME DOĞRU GİDİYOR
Türkiye’deki son siyasal gelişmelerden sonra Türkiye’nin bir seçime doğru gittiğini kaydeden Selahattin Demirtaş, şöyle devam etti:
“Yargı krizi olsun olmasın Türkiye seçime doğru gidiyor. DTP’nin kapatma davası sırasında biz ısrarla parti kapatmalarla ilgili yasalarda değişiklik yapılması gündeme gelsin dedik, ama AKP buna cesaret etmedi, döndü dolaştı şimdi AKP’nin kapatma davasından söz ediliyor. AKP bunu istiyor mu istemiyormu bilmiyoruz? Hatırlarsanız AKP söscüleri Cemil Çiçek, Burhan Kuzu (bu DTP kendini kapattırmak için elinden geleni yapıyor) demişlerdi. Gün döndü dolaştı AKP’ye baktığımız zaman Bu AKP kendini kapattırmak için elinden geleni yapıyor.
Anayasayı değiştirmiyor parti kapatmayla ilgili en azından Venedik kriterlerini buraya koymak gerekiyor. Anayasa değişikliğini köklü reform halinde yapmıyor. Bununla birlikte HSYK’da reform düzeyinde bir değişiklik yapmak yerine HSYK’nın kendi içindeki tartışmalara krize dahil oluyor. Sadece kriz üreten bir hükümet var, çözüm üreten bir hükümet yok. Bu nedenle erken seçim uzak değil. Bu kriz AKP’yi sadece seçime değil, götürebilir de. Biz erken seçime hazırız ve alternatif olarak seçimede hayır demiyeceğiz. Ama seçim gerçekleşmeden önce yapılması gereken şeylerde var. Özellikle seçim barajı, hazine yardımı, örgütlenme özgürlüğü gibi. Bu ay içinde bunların meclise getirilmesi için çaba içinde olacağız.”
