muhabbetim.com
DOLAR
2,27 / 0,04
EURO
2,87 / -0,10
ALTIN
89,1 / % 0,20
BİST100
74.155 / -1,04
Açık
İstanbul: Açık
21°
  • NAMAZ
    VAKİTLERİ
  • HAVA DURUMU
  • ÜYELİK GİRİŞİ

2013-2014 Kandil Geceleri Çocuklar İçin Kolay Türkçe Kandil Duaları ve İbadetleri / Mevlid-Miraç-Berat-Regaib-Kadir Gecesi

2013-2014 Kandil Geceleri Çocuklar İçin Kolay Türkçe Kandil Duaları ve İbadetleri / Mevlid-Miraç-Berat-Regaib-Kadir Gecesi
Eklenme : 01 Ocak 2014 17:40    Güncelleme : 13 Ocak 2014 18:12    Okunma : 461

23.01.2013, Mevlid kandili, Kandil gecelerinde çocuklar nasıl ibadet edebilir, Çocuk ve Dua, Çocuk ve Namaz, Çocuk ve İbadet, Çocuklar için Türkçe kolay kısa Dualar, Çocuklara Din eğitimi, Çocuklara Namaz ve sureleri nasıl öğretilir,Çocuklar kaç yaşında hangi ibadetleri yapmalı, Mevlid Kandili duası, Mevlid Kandili ibadetleri, Mevlid Kandili Namazı, Mevlid Kandili Mesajları, Mevlid Kandili camilerden canlı yayınlar izle, 2013 Mevlid Kandili ne zaman,2013 Miraç Kandili ne zaman,2013 Berak Kandili,2013 Regaib Kandili, 2013 Kadir Gecesi

“Yüce Allah’ım! Sana hamd ve Sen’in Resulü’ne selâm olsun. Allah’ım günahlarımı bağışla. Bana rahmetinin kapılarını aç.”

“Rahmeti bol Allah’ım! Kötülükten sakınma ve iyiliğe güç yetirme ancak Sen’in yardımınladır. Allah’ım! Doğru yoldan sapmaktan veya başkalarını saptırmaktan, haktan kaymaktan ve kaydırmaktan, kabalık etmekten veya kabalığa uğramaktan Sana sığınırım.”

“Ey şanı yüce Allah’ım! Bize bilmediklerimizi öğret, bilinmesi gerekenleri bildir ve bildiklerimize uygun davranıp yasamayı nasip et.”

“Allah’ım! Benim yaratılışımı güzel yaptığın gibi, ahlâkımı da güzelleştir.”

“Allah’ım nefsimi Sana teslim ettim, bütün benliğimle Sana yöneldim; işlerimi Sana emanet ettim, sırtımı Sen’in kudretine dayadım. Sen’in rahmetinden ümitvârım, gazabından da korkuyorum. Sen’in dergâhından başka sığınılacak ne bir yer var, ne de güvenilir bir mekân var; Sen’in merhametine sığınıyor ve Sen’den yardım diliyorum.. diliyor ve indirdiğin Kitab’a, gönderdiğin Peygamber’e (aleyhissalâtu vesselâm) imanımı ikrar ediyorum.”

“Allah’ım! Yolculuk ederken Sen’den her türlü iyilik, hayır ve hoşnut olacağın ameller istiyoruz. Allah’ım, seyahatimizde bize kolaylıklar ver, mesafeleri bize yaklaştır. Yolculuk boyunca yegâne koruyucumuz ve geride kalan aile fertlerini görüp gözeten vekilimiz Sen’sin. Yolculuğun getirebileceği zorluklardan ve üzücü hâdiselerle karşılaşmaktan, malımızın, anne-babamın ve kardeşlerimin bir kötülükle karşılaşmasından Sana sığınırım.”

“Ya Rabbî! Gerek bana, gerek anne-babama lütfettiğin nimetlerine şükür yoluna beni sevket. Sen’in razı olacağın makbul ve güzel iş yapmaya beni yönelt!”

“Allah’ım! Anne-babama sağlık, afiyet ver! Beni büyük fedakârlıklarla büyüten annem ve babamın günahlarını affeyle, onlara merhamet ederek Cennet’ine koy ey Rahman olan Rabbim!”

Çocuklar ve Dua Eğitimi

İnsanın sığınacağı yüce bir mercie yönelmesi ve hâlini O’na arz etmesi şeklinde tarif edilen dua, küçük yaşlardan itibaren görülen fıtrî bir davranıştır. Dua sadece söz ile değil, hâl ve davranışlarla, ihtiyaç ve istidat lisanıyla da yapılır. Duada Rabb’imizle baş başa kalır, istediklerimizi O’na açarız.
Çocuk eğitimine yönelik kitap, dergi çalışmaları ülkemizde yeni yeni gelişmektedir. Pedagojik zaaflar ve çocukların idrâk seviyelerine hitap etmede bazı eksiklikler göze çarpsa da, son zamanlarda eskiye nazaran daha nitelikli eserler yayımlanmaktadır. Ancak yetişkinler için birçok dua kitabı bulunabilirken, çocuklara yönelik elle tutulur bir çalışma yok denecek kadar azdır. Hâlbuki çocukların mücerret düşünebilmelerinde, müspet bir kimlik ve karakter geliştirebilmelerinde din eğitiminin önemli bir parçası olan duanın rolü oldukça büyüktür. Genel olarak “çağrı, yakarış, isteme, yöneliş, zikretme, cevap verme, düşünme, rica, niyaz, övme, güvenme, Allah ile konuşma veya iç dökme, pişmanlık duyma” gibi geniş mânâları ihtiva eden dua, çocukların temel ruhî ihtiyaçlarındandır. Müspet his ve davranışların gelişmesinde, şahsiyetin olgunlaşmasında duanın rolü büyüktür.
Dua, Allah Resulü (sallallahü aleyhi ve sellem) tarafından ibadetin özü olarak tarif edilmiştir (Tirmizi Da’avat 1). Mânevî bir sığınak olan dua, Allah ile kul arasında kuvvetli bir bağ oluşturur. İnanan insan dua sayesinde Sonsuz Kudret’e sığınır. Dua, insanın iç dünyasından başlayarak bütün âlemi evrensel bir dil olarak kuşatır; insanı olumlu düşünmeye sevk eder, olumlu düşüncelerini ise geliştirir. Dua, atomlardan galaksilere kadar kâinatta var olan nizamı insana fark ettirir.


Günümüzde çocukların dinî eğitiminde, ailelere düşen görev oldukça önemlidir. Aile, dinî eğitimin verildiği ilk mercidir. Pek çok aile bu temel fonksiyonunu yeniden keşfetmekte, inanç ve duanın çocuklara ve gençlere aile ve güvenilir bir kurum tarafından verilmesinin zorunluluğu düşüncesi gittikçe kuvvet kazanmaktadır. Şayet aileler bu eğitimi verecek durumda değillerse, mutlaka okullarda yahut değişik müesseselerde bu boşluğu giderme hususunda çalışmalar yapılmalıdır. Zîrâ inanç, insanın var oluşuyla ilgili temel meselelere köklü cevaplar vermekte, dua da çocuğun inancına süreklilik kazandırarak, kendisi ve çevresiyle barışık yaşamasına vesile olmaktadır.
Dua eğitimine, Yüce Yaratıcı’nın (celle celâlühü) çocuklara tanıtılması ve sevdirilmesi ile başlanabilir. Allah’a imanın temel bir tezahürü olarak dua etmenin önemi üzerinde durulabilir. İnsanın isteklerine cevap verebilecek yegâne güç ve kudret sahibinin Allah olduğu, yetişmekte olan çocuklara ve gençlere güzel bir şekilde verilmelidir. Bir çocuk, yöneldiği kapının yüce, kendinin de oldukça zayıf olduğunun farkında olursa, duanın mahiyetini daha iyi idrak eder. Dua eğitiminin vazgeçilmez temel şartı Allah’a imandır. Allah’ı tanımada, O’na güvenmede eksiklikler varsa, dualar da eksik demektir. Zîrâ Allah katında makbul olan dua, yürekten inanarak yapılandır. Her şeye gücü yeten, herkesin yardımına koşan, her şeyi bilen ve işiten, atomlardan galaksilere kadar her şeyi tespih taneleri gibi evirip çeviren bir Zat’a edilecek derin güçlü bir iman, duanın da o nispette ihlâs ve samimiyet içerisinde yapılmasına vesile olacaktır.
Çocukların psikolojik ve fizikî gelişmesine paralel olarak, dinî konulardaki düşünceleri de sürekli değişir. Bu değişmeyi göz önünde bulundurarak, dua eğitiminde de tedricî bir metot takip etmek yerinde olacaktır. Kur’ân-ı Kerîm ve Hadîs-i Şerîf kaynaklı veya büyük zâtlardan gelen dualar olduğu gibi, insanın anadilinde, içinden geldiği şekilde yapabileceği dualar da vardır. Ancak bu içten gelen dualarda sadece maddî konuların talep edilmemesi, Allah’ın sevdiği kişilere düşmanlık veya kin hislerinin dillendirilmemesi, dinde yasak olan ve hoş görülmeyen hususların istenmemesi önemlidir. Bütün bunlarla birlikte çocuklara öğretilecek dualar, onların anlayacağı şekilde olmalıdır. Konuyla alâkalı şu misâli verebiliriz: “Ey Yüce Allah’ım! Sen’in gücün her şeye yeter! Bize yardım et! Bizi her türlü kötülükten koru! Anneme babama sağlık ver! Kardeşlerimin okulda başarılı olmalarını nasip et! Allah’ım Sen çok merhametlisin, fakir ve hasta çocuklara yardım et!”
Dua eğitiminde, eğiticinin şahsiyeti de önemlidir. Burada asıl olan, anne ve babaların duayı nasıl hissettikleri ve yaşadıklarıdır. Meselâ namazlardan sonra, istirahata çekilirken, yemek öncesi ve sonrası ebeveynini dua ederken gören çocuklar, dua alışkanlığını daha kolay edinir.
Çocuğun ruhen duaya hazır hâle getirilmesi dua eğitiminde önemli bir safhadır. Bunun için çocukta sessiz kalabilme ve iç huzura ulaşabilme hâlinin gelişmesi üzerinde durulabilir. Böylece çocuğun iç dünyasının gelişmesi sağlanabilir. Bilhassa Ramazan-ı Şerîf ayı, kandil geceleri, hac ve kurban günleri, perşembe akşamları ve cuma namazları dua eğitiminde oldukça verimli ve bereketli zaman dilimleri olarak değerlendirilebilir.

Dua eğitiminde dil faktörü

Günümüz toplumlarında psikolojik sahadaki araştırma neticeleri giderek daha çok yaygınlaşmaktadır. Keza pozitivist ve materyalist felsefelerin giderek kan kaybetmesi karşısında, dinin toplumlar nazarında önemi artmaktadır. Bu yüzden, dua eğitimi daha önemli hâle gelmiştir. Mücerret düşüncenin duadaki rolü oldukça önemlidir. Bu sebeple çocuk ve gençlerin sembolik ve mücerret dil kabiliyetleri geliştirilmeli, inançlarının köklü bir şekilde yerleşmesi ve Allâh’a her dâim yönelmeleri teşvik edilmelidir.
Allâh’a yönelişe bir örnek olması hasebi ile şu Hadîs-i Şerîf’i aktarabiliriz. Abdullah b. Abbas (r.a) şöyle demektedir: “Bir gün Resülullah’ın (sallallahü aleyhi ve sellem) terkisinde idim. Şöyle buyurdu: ‘Ey delikanlı, sana bir şeyler öğreteceğim! Allah’ın emir ve nehiylerini gözet ki, Allah da seni gözetsin. Allah’ın hakkına riayet et ki, O’nu yanında bulasın. İstediğini sadece Allah’tan iste. Yardım dilediğin zaman da sadece O’ndan yardım dile. Katiyen bil ki, bütün insanlar toplanıp sana bir yardımda bulunmak isteseler, Allah’ın senin için yazdığının dışında bir yardımda bulunamazlar. Ve yine bütün insanlar sana zarar vermek için bir araya gelseler, Allah’ın senin için yazdığının ötesinde sana bir şey yapamazlar. Zîrâ artık kalemler kaldırılmış, sahifeler kurumuştur.'” (Tirmizi, Kıyâmet 59; Müsned, I/293, 303, 307)
Bugünkü anlayışımızla açarsak; Allah’ın hakkına riayet et ki, ilerisi için bir şeyler göndermiş olasın. İstediğin zaman sadece Allah’tan iste. Zîrâ kimden istersen iste, neticede senin istediğini sana Allah verecektir. Başkasına boyun büküp bel kırma. Başkasının karşısında serfürû etme, başkasına yalvarma. Aradaki vesile ve vasıtalara takılıp kalma. Bütün aracıları ortadan çıkar. Bil ki, bütün vesile ve vasıtalar da aynen senin gibi acizdirler. Senin her türlü arzu ve isteğini yaratmaya muktedir olan bir tek Zât vardır, O da Allah’tır. Zîrâ göklerin ve yerin anahtarı O’nun elindedir. Takdir ve tayin eden O’dur. Yaratan O’dur. Mesut eden, hüzne boğan yine O’dur. İstediğini aziz, istediğini zelil kılar. Bütün insanlar sana hayırda bulunmak için birbiriyle yarışsalar ve içinde bulunduğun kötü durumdan seni kurtarmaya çalışsalar; sana yapacakları iyilik hiç şüphesiz Allah’ın takdiri çerçevesinde olacaktır. Yapılmak istenen kötülüklerin durumu da aynıdır.
Her çocuğun duaya ilgisi, idrak ve ifade kabiliyeti, duaya katılımı ve almış olduğu aile eğitimi itibariyle farklı olabilir. Dolayısıyla dua eğitimi bir grup içinde veriliyorsa, orada konuşma kültürü de verilerek, çocukların kendi aralarında daha iyi iletişim kurmaları sağlanabilir. Karşılıklı birbirini dinleme, konuşmanın sonuna kadar bekleme gibi hususları baştan öğretmek faydalı olacaktır. Dua eğitiminde çocuklara düşünme ve bu düşüncesini ifade etme imkânı vermenin yanında, çocuğun kendi iç dünyasını keşfetme yollarının gösterilmesi de gerekir.
Dua, çocuğun şuuraltı beslenmesine yardım eder. Çocuk ve gençlerin güçlü bir dua eğitiminden geçmesi, onlara kendi benliklerini aşıp Allah’a tam bir kul olmanın yollarını açar. Allah’ın hoşnut olacağı işleri yapmaya çalışmak, yüksek seviyede bir kulluk şuurunu gerekli kılmaktadır. Bunu söylemek kolay görünebilir, ama içini doldurmak güçlü bir şuur ve geniş bir idrak ister. Dolayısıyla dinin özünü anlama, dünyevî hayata uhrevî ve Rıza-i Bâri endeksli bir mânâ yükleme açısından, dua eğitimi şarttır.
“Dua ediyorum.” diyen her insan belli bir hâlet-i ruhiye ve şuurla dua ediyordur. İnsanın çaresiz kaldığı durumlarda çare araması, kendi iradesini güçlendirmesi ve mânevî yönünü takviye etmesi sadece dua ile oluyorsa, bunu hangi kelimelerle ve soyut düşünceyle yapacaktır? İşte burada kavlî duanın yerini ihtiyaç lisanıyla yapılan hâlî dua almaktadır.
Netice itibarı ile yemeklerden önce ve sonra, bir karar aşamasında, sıkıntı veya ferahlık ânlarında, istirahat öncesi, yeni bir güne başlarken duaya ayrılacak kısa bir zaman çocuklarımızda duanın ehemmiyeti hususunda güzel düşünceler oluşmasına vesile olur. Dua, insanın iç dünyasını aydınlatır, geleceğe Allah’a güven ve itimat içerisinde bakabilmesini sağlar. Allah’a yönelmiş, şükür hisleri ile dopdolu, zor zamanlarında O’nun yardımının kendisine ulaşacağı ümidini taşıyan bir çocuk kopmaz bir ipe tutunmuş demektir.

(Kaynak:Sızıntı Dergisi/2010)



Bu habere hiç yorum yapılmamış. ilk yorum yapan sen ol !